• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
Site Haritası
Takvim

cep to cep

cep to cep

 

1.

 

yaşgünü

            yasgünü

                        ya$günü

 

yaşgününü kutlar; mutluluklar dilerim.

            yasgününü kutlar,...

                        ya$gününü...

 

söylesenize, cep’ten cep’e bir yaşgünü daha başka kaç farklı biçimde kutlanabilirdi?

arkadaşınızın yaşgünü bir de bakmışsınız  kaşla göz arasında yasgünü olup çıkmış!

ama siz böyle olsun istemezdiniz kuşkusuz...

bu sadece bir rastlantı, diye düşünürsünüz...

—arkadaşınız da böyle mi düşünür?—

-küçük bir olasılık da olsa-bu yanlış anlaşılmayı düzeltmek istersiniz: arkadaşınızın yaşgünü bu durumda –belki de başka seçenek kalmadığından- ya$gününe dönüşür...

kapitalizmin baktığı her $eyi paraya dönü$türen o soğuk yüzüyle –belki de farkında olmadan- i$te tam da bu anda karşıla$ırsınız...

bu sadece bir rastlantı, diye düşünürsünüz...

önceleri sizi pek rahatsız etmez bu rastlantı.

ama zamanla bağımlılık yapar, dikkat!!!

bakarsınız arkadaşınız zamanla arkada$ınıza dönüşür...

üzülürsünüz...üzülürsünüz...

ama siz böyle olsun istemezdiniz kuşkusuz...

bu sadece bir rastlantı, diye düşünürsünüz...

 

kapitalizm nasıl da hayatınızın en ince derinliklerine sızıyor...

ka$la göz arasında arkada$ınızın ya$gününü bile kendi hesabının kâr hanesine yazıyor...

 

2.

 

işgünü

            isgünü

                        i$günü

 

24 saatlik günümüzün 8, 9, yerine göre 12 saatini geçirdiğimiz günün adıdır işgünü.

başka her şeyden önce gelir...

işgünlerimizi geçirdiğimiz mekânların adıdır işyerleri.

kapitalizm işte her gün bu mekânlarda kendini yeniden üretir...kapitalizmin bekası için –ama önce  kendi bekaları için (ne garip bir paradoks, öyle değil mi?)- işgünlerini burada geçiren çalışanlar için bir tür tapınak gibidir işyerleri...huzur verici, içrisinde çıt çıkmayan birer tapınak...

Japonca’da “işyeri”nin aynı zamanda  “tapınak” anlamına gelmesi elbette bir rastlantıdeğildir.

cep’ten cep’e mesajlarda işte bu işyerleri kaşla göz arasında isyerlerine dönüşür. (belki de gerçekten öyledir, düşünmeye değmez mi sizce?)

sonra, yine bir yanlış anlaşılma endişesi yüzünden işyerlerimizi bile isteye –belki de başka seçenek kalmadığından- i$yerlerine dönüştürürüz...

işyerleri içerisinde en iyisi sizce hangisi? belki de i$ bankası.düşünmeye değmez mi sizce?

 

peki ya işgünleri?

önce isgünlerine, oradan da bile isteye –belki de başka seçenek kalmadığından- i$günlerine dönüşen işgünlerimiz?...

her türlü hayatımızdan önce gelen işgünlerimiz...

ama siz böyle olsun istemezdiniz kuşkusuz...

bu sadece bir rastlantı, diye düşünürsünüz...

 

 

3.

 

aşk

            ask

                        a$k

 

peki ya aşk?

aşk yerine cep’ten cep’e ask yazıyorsunuz, karşınıza “istemek, rica etmek” anlamında bir ingilizce sözcük çıkıyor. bu sözcüğün sizin dilinizde aşkla uzaktan yakından bir ilişkisi yok elbette...(ama İngilizce biliyorsanız belki de “aşk talep etmektir” gibi beylik bir söz gelebilir aklınıza )

bu kez herhangi bir yanlış anlaşılmaya meydan vermemek için  a$k yazıveriyorsunuzcep’inizin likid kristal ekranına...

siz cep’ten cep’e a$k yazar yazmaz kapitalizm, sizin ilerdeki tüm itirazlarınıza, sızlanmalarınıza, karşı koymalarınıza karşın, bin bir hile, dalavere ve ikna yöntemiyle hemen kendi lehine bir denklem kuruyor: aşk= a$k...

 

kapitalizm nasıl da hayatınızın en ince derinliklerine sızıyor...

kapitalizmin baktığı her $eyi paraya dönü$türen o soğuk yüzüyle –belki de farkında olmadan- i$te tam da bu anda karşıla$ırsınız...

ama siz böyle olsun istemezdiniz kuşkusuz...

bu sadece bir rastlantı, diye düşünürsünüz...

 

4.

 

cep to cep

biz buna bir sorunun sınırsız gerilimi diyoruz(*)

Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi3
Bugün Toplam8
Toplam Ziyaret36352
Saat